
M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-8 | Şifa Duaları ve Kaside-i Bürde
GENEL KISA ÖZET:
Anlatılanlar, Medine-i Münevvere'de yaşanan ve Allah'ın izniyle gerçekleşen manevi olaylar ile şifa hikayeleridir. Melek Hanım Teyze adlı çıkıkçının Efendi Hazretleri'nin duasıyla bu yeteneği kazandığı, Medine'de gözleri görmeyen bir Arap kızına yaptığı dua ve niyazla şifa bulması anlatılmaktadır. Ardından ticari sıkıntıdan hastalanan Mustafa Amca'nın derdine çare bulunması, kaybolan Müslüm Amca'nın ailesine kavuşturulması ve 45 yıldır iki büklüm olan 102 yaşındaki bir dedenin Mescid-i Şecere'de yıkanıp dua edilerek şifa bulması hikayeleri aktarılmaktadır. Konuşmanın sonunda adaletin önemi vurgulanmakta ve salavatlar okunmaktadır.
MADDELER HALİNDE ÖZET:
1. MELEK HANIM TEYZE'NİN HİKAYESİ VE ALDIĞI DUA:
- Melek Hanım Teyze, küçük yaşta (5 yaşında) çıkıkçılıkta çok mahir biridir.
- Küçükken Efendi Hazretleri'ni (Mahmut Sami Efendi) ziyarete gider. Bir anda annesinin elinden fırlayıp koşarak Efendi'nin elini öper, Efendi başını okşayıp "Allah başarılı etsin, güzel hizmetler edesin" diye dua eder.
- Bu duanın bereketiyle çıkıkçılık işinde şifa vesilesi olduğunu söyler.
2. MEDİNE'DE GÖZLERİ GÖRMEYEN KIZ ÇOCUĞUNUN ŞİFA BULMASI:
- Ramazan'da Medine'de bir eve misafir olunur. Evde 14-15 yaşlarında, 4 yaşından beri gözleri %10 gören bir kız çocuğu vardır.
- Melek Hanım Teyze'den yardım istenir. O, "Bu benim işim değil, ancak büyük bir evliya himmet eder" dese de, Mahmut Sami Efendi'ye iltica ederek secdeye gider.
- Uzun dua ve niyazlar, Efendimiz (sas) hürmetine yalvarışlar sonrası Melek Hanım Teyze, kızın gözlerine elleriyle sürüp mesh eder. Bir müddet sonra kız "ene şuf! (görüyorum)" diye bağırır. Annesini, babasını tanır ve gözleri açılır.
3. ALERJİ HASTASININ MESCİD-İ ŞECERE SUYUYLA İYİLEŞMESİ:
- Vücudu tamamen alerjiden kızarık, kaşıntılı bir hasta, doktorların ve ilaçların fayda etmediği bir durumdadır.
- Tavsiye üzerine Mescid-i Şecere'nin (Zülhuleyfe) suyundan getirilir. Bu suyla hem yıkanır hem içer.
- 10-15 gün içinde vücudunda tek bir nokta sivilce kalmaz, tertemiz olur.
4. TİCARİ SIKINTIYA DÜŞEN MUSTAFA AMCA'NIN HİKAYESİ:
- Mustafa Amca, Türkiye'den kamyonla inşaat malzemesi getirir ama satamaz, zarar eder, borca girer ve bu sıkıntıdan hastalanıp yatağa düşer.
- Anlatıcı, garajdaki tüm malzemeleri satın alır ve kendi şantiyelerine hediye eder. Mustafa Amca'ya "müşteri buldum, işin çözüldü" müjdesini verir.
- Bunu duyan Mustafa Amca o anda iyileşir, serumlarını söker, hastaneden çıkmak ister. Kısa sürede taburcu olur.
5. KAYBOLAN MÜSLİM AMCA'NIN AİLESİNE KAVUŞTURULMASI:
- 90 küsur yaşında, ismi Müslim olan bir amca, Türkiye'den geldiği gruptan ayrı düşüp Medine'de kaybolur. Adını soran Araplara "Müslim" dedikçe onlar da "biz de Müslümanız" deyip anlamaz.
- Anlatıcı, Diyanet ve oteller aracılığıyla ailesini bulur. Ailesi onun öldüğünü zannetmektedir.
- Hastanede aile kucaklaşır, çok mutlu olurlar.
6. 45 YILLIK İKİ BÜKLÜM DEDENİN ŞİFA BULMASI:
- Burhaniyeli Saadettin Hoca ile birlikte, 102 yaşında, 45 senedir iki kat yürüyen bir dede getirilir.
- Mescid-i Şecere'ye götürülüp yıkanmasına karar verilir. Önce su içirilir, sonra sırtına masaj yapılır.
- Şifa ayetleri ve salavatlar okunarak vücudu açılmaya başlar. Bir saatten fazla süren uğraş sonrası dedenin beli dümdüz olur.
- Şükür secdesi yaptırılır, ardından iki rekat namaz kılar. Hiçbir yeri ağrımaz. Ertesi sene tekrar gelip hac yapar, ardından vefat eder.
7. ADALET VURGUSU:
- Hayatın her alanında adil olmaya çalıştığını, bunu hatırlamak için parmağındaki yüzüğü kendine uyarı olarak taktığını söyler.
- Hz. Ömer'in adaletiyle ilgili Akif'in şiirini hatırlatır: "Kenarı Dicle'de bir kurt kaparsa koyunu, gelir de adl-i İlahi sorar Ömer'den onu."
- Binlerce öğrencisi olduğunu belirterek adaletin önemini vurgular.
8. DUA VE SALAVATLAR:
- Konuşma boyunca ve sonunda çeşitli Arapça dualar, salavatlar ve ilahiler okunur. Şifa ayetleri (Tevbe, Yunus, Nahl, İsra, Şuara, Fussilet surelerindeki şifa ayetleri) okunup hastalara şifa dilenir.