M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-4 | Abdurrahman Gürses-Kani Karaca-Hamid Aytaç-Şehitlere Şiir
09 Åžubat 2026

M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-4 | Abdurrahman Gürses-Kani Karaca-Hamid Aytaç-Şehitlere Şiir

M. Sami KirazoÄŸlu Hatıralar-4 | Abdurrahman Gürses-Kani Karaca-Hamid Aytaç-Åžehitlere Åžiir

1. "Adana doÄŸumluyum, ama babam Kayserili olduÄŸu için Kayserili sayılırız. Çok küçük yaÅŸta bile ilginç ÅŸahitliklerim oldu. Mesela rahmetli Hafız Kani Karaca, Adana'da dedemi ziyarete gelirdi. Babam onu İstanbul'a getirip, yeraltı camii imamı Hafız Ali Efendi'ye teslim etti. Ondan küçükken ses talimi bile aldım, benim ilk hocamdı."

2. "Daha 4 yaşında İstanbul'a taşındık. Kısa bir süre için Åžam'a da göçtük. Orada Abdülvehap Selahi, Selahattin Geylani gibi büyük alimlerle tanıştık. 9 ay sonra İstanbul'a döndük."

3. "İstanbul'da, daha ilkokula baÅŸlamadan, babam beni Beyazıt Camii'nde görevli Abdurrahman Gürses Hoca'ya emanet etti. Fatiha'dan baÅŸlayarak sabah namazından önceki o bereketli vakitte çok hızlı Kur'an ezberlemeye baÅŸladım."

4. "Hatmi Kur'an'ım için çok deÄŸerli isimler evimize geldi: Muzaffer Efendi, Ali Haydar Efendi, Seyit Åžefik Efendi, Reisü'l-Kurra Mustafa Efendi, Ömer Nasuhi Bilmen, Hasan Basri Çantay gibi... Babam, 'Bu sultanlar bir daha bir araya gelmez' demiÅŸti ve öyle de oldu."

5. "Abdurrahman Gürses Hoca'dan unutulmaz bir ders aldım. Camide koÅŸarken, halıların ilmek yönünün kıbleye döndüÄŸünü, secde ederken elleri kaydırmak için böyle yapıldığını ve bu yüzden farklı yönlerde farklı hızla koÅŸtuÄŸumu anlattı. 'Sen ileride mimar olacaksın, bunu unutma' dedi."

6. "Abdurrahman Hoca'nın takvası dillere destandı. Bir gün bir imam, onun camisinde namaz kıldırmak için izin istedi. Hoca, 'Yedek çamaşırın var mı?' diye sordu. Çünkü kendisi her namaz için yanında yedek çamaşır taşır, her namazda tertemiz giyinirdi."

7. "Yine Abdurrahman Hoca ile ilgili çarpıcı bir anekdot: EskiÅŸehir Müftüsü bir zat, iki ay izin alıp ondan kıraat dersi almaya geldi. Ayrılırken, 'İki aydır buradayım ama bir Fatiha'yı bile geçemedik' dedi. Hocanın cevabı ÅŸok ediciydi: 'OÄŸlum, senin okuduÄŸun Fatiha Kur'an'da yok.'"

8. "Hat sanatına da çok küçük yaÅŸta Hattat Hamit Aytaç'tan ders alarak baÅŸladım. Harfleri üç boyutlu hayal eder, 'B' harfinin içine girer, 'Elif'e tırmanırdım'. Babam, 'Bu çocuk hattat olursa çekeceÄŸimiz var' derdi."

9. "Erenköy'e taşındıktan sonra musiki eÄŸitimine Yesari Asım Arsoy ve Bekir Sıdkı Sezgin'den ders alarak devam ettim. Bekir Sıdkı Sezgin, Kur'an'ı makamla çok güzel okur, ahlakı ve edebiyle örnek bir insandı."

10. "Spor hayatım da çok hareketliydi. Fatih GüreÅŸ Kulübü'nde güreÅŸ, Amerikan Dershanesi'nde karate, Kadıköy Halk EÄŸitim'de judo yaptım. Gün 24 saatti ama her ÅŸeye vakit bulabiliyorduk, bereket vardı."

11. "EÄŸitim hayatım: İlkokulu Erenköy ZihnipaÅŸa'da bitirdim. Arkadaşımı üzmeyeyim diye Kadıköy Ortaokulu'na yazıldım. Liseyi Erenköy'de bitirip, yetenek sınavlarıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nü kazandım."

12. "Büyük zatların hemen hepsinin bir sanatla uÄŸraÅŸtığını fark ettim ve bunu rahmetli dedeme, Sefer Efendi'ye ve Muzaffer Efendi'ye sordum. MürÅŸid-i kâmillerin neden çoÄŸunun sanatkar olduÄŸunu merak ediyordum."

13. "Hayatın anlamı üzerine hep düÅŸündüm. 'Nereden geldik, nereye gidiyoruz?' sorusu çok önemli. İman, bu sorulara cevap bulmada en büyük güç. İmansız akıl, sonsuzluÄŸu kavramakta zorlanır."

14. "İnsanda üç sıfat olduÄŸuna inanırım: Rahmani (iyi), ÅŸeytani (kötü) ve ikisi arasında gidip gelen nefs. Mesele, nefsi rahmani tarafa çekmektir. Åžeytan, gücünün yetmeyeceÄŸi iÅŸe giriÅŸmez; bizi zayıf noktalarımızdan vurur."

15. "Sözlerimi, Sultanü'ÅŸ-Åžüheda Hz. Hamza'nın evlatlarına yazdığım bir ÅŸiirle bitirmek istiyorum: 'Her ölen ÅŸehit olmaz, imanla göçmek gerek... Bu aziz milletimin ÅŸefaatçisi çoktur. Åžehidi hiç olmayan tek bir aile yoktur...' Ruhlarına el-Fatiha."