M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-1 | Mekke ve Medine Hatıraları
09 Åžubat 2026

M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-1 | Mekke ve Medine Hatıraları

M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-1 | Mekke ve Medine Hatıraları

1. "Biz aslen Kayseriliyiz, ama Adana'da doğdum. Sonra İstanbul'a taşındık. Mimarlık eğitimimi İstanbul'da, Güzel Sanatlar Akademisi'nde aldım. Hem sporla, hem askerlikle uğraştım, sonra ailece Suudi Arabistan'a hicret ettik."

2. "Arabistan'a davetimiz, enteresan bir vesileyle oldu. Bir konferansta, babam, bir İngiliz profesörün aşağılayıcı sözlerine öyle güzel bir cevap verdi ki, oradaki yetkililerin dikkatini çektik. Bu, bizim için büyük kapılar açan bir davete dönüştü."

3. "Bize en büyük teklif, Mescid-i Kuba'nın yeniden inşası için geldi. Oradaki yetkililer bize şunu söylediler: 'Tarih boyunca bu mukaddes yerlerin imarı hep Türklere nasip olmuştur.' Bu söz, hem şahsen bizi çok duygulandırdı, hem de ülkemiz adına büyük bir gurur vesilesi oldu."

4. "Mescid-i Kuba, İslam'ın ilk mescidi. Efendimiz (s.a.v.)'in sırtında taş taşıyarak yaptırdığı yer. Bu sorumluluğun ağırlığını her an hissettik. Mihrabın, kıblenin, Efendimiz'in devesinin çöktüğü yerin tespiti için çok titiz çalıştık; Allah'a şükür bu bilgileri kaybetmeden projeyi tamamladık."

5. "Orada bir uygulama yapardım. Ziyarete gelen devlet büyüklerine, prenslere derdim ki, 'Buyurun, şu taşı sırtınıza alıp on metre yürüyün. Efendimiz'in sünnetini bir nebze olsun ihya edelim.' Kimi ağlayarak yapardı bu işi. Çok manevi anlar yaşadık."

6. "İnşaatta çok ilginç bir olay oldu. Akşam 6 sıra bıraktığımız duvar, sabah 9 sıra olmuş oluyordu. Hiçbir işçi, hiçbir makine çalışmıyordu gece. Bunun sırrını çözmeye çalışırken, nöbet tutmaya karar verdik. O gece, tepede vakur bir zat belirdi ve bize, 'Sadece siz mi yapıyorsunuz zannediyorsunuz? Burada çalışan melekleri görmüyor musunuz?' dedi. O an anladık ki, rabbim yardımcılarını göndermiş. Oturdum, hüngür hüngür ağladım."

7. "Bir de gönüllü çalışanlar vardı. Kaydımızda olmayan, sırf Allah rızası için gelip gece gizlice çalışan insanlar... Hatta bir tanesi Faslı bir hakimdi. Cübbesini giymiş hakim, ama işçi kıyafetiyle gelip taş taşıyordu. İnanılmaz fedakarlıklara şahit olduk."

8. "Mescid-i Kuba'dan sonra, sıra diğer tarihi mescitlere geldi. Mescid-i Kıbleteyn, Mescid-i Mikat (Zülhuleyfe), Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali mescitleri... Ya tamamen yeniden inşa ettik, ya da restorasyonlarını yapıp sağlamlaştırdık. Bu, Türkiye adına gerçekten büyük bir hizmetti."

9. "Orada yaşadığımız en çarpıcı hadiselerden biri de bir mucizeye şahitlik oldu. Çalışanımızın kötürüm kızı, tıbben imkansız denilen bir şekilde, babasının Peygamber Efendimiz'in huzurunda ettiği içli bir duanın ardından, aniden iyileşti ve koşmaya başladı. Bu olayı gören Amerikalı profesör de dahil pek çok kişi hidayete erdi."

10. "Osmanlı'nın inceliğini ve ileri görüşlülüğünü orada çok net gördüm. Mesela, Kubbetü'l-Hadra'nın yanındaki minare öyle eğimli yapılmış ki, Allah korusun yıkılacak olsa, Kabe'ye değil dışarıya yıkılsın diye. Bu derece ince düşünülmüş."

11. "Mekke'de, tavaf alanındaki mermerlerin aşırı sıcak olması büyük bir dertti. Ben de ısıyı tutmayan özel bir kristal mermer önerdim ve altına bakır levha döşettik. Şimdi çıplak ayakla dahi yürünebiliyor ve statik elektrik birikmediği için yorgunluk hissi de azaldı."

12. "Hayatım boyunca annemin iki nasihatini hiç unutmadım. Birisi, 'Kendini muhafaza edebilen erkek, ziyaret edilecek kişidir.' İkincisi ise, 'İnsan edepli insan yalnızken belli olur.' Bu sözler, benim için bir mihenk taşı oldu."

13. "Dua ederken bile çok dikkatli olmak lazım. Mesela, 'Ya Rabbi, her şeyin hayırlısını ver' demek %50 yanlıştır. Çünkü hayır, bazen başa gelen bir musibet de olabilir. Doğrusu, 'Ya Rabbi, bana sıkıntısız hayırlı olanı ver' demektir. Bu inceliklere dikkat etmek gerekir."

14. "Benim kendime düstur edindiğim bir söz var: 'Özüne, sözüne ve gözüne sahip ol.' İnsan bu üçüne sahip oldu mu, rabbim de ona sahip çıkar inşallah."

15. "Bütün bu yaşadıklarım, bana şunu öğretti: Yaptığın her işte maksadın, yalnızca Allah'a yaklaşmak olsun. Gerisi, kendiliğinden hayırla gelir."